Yılmaz Özdil yazdı: “Aahh ah nerde o eski bayramlar!”

Hep aynı terane…

Aahh ah nerde o eski bayramlar filan.

Kurban olayım dramatize etme artık.

Takılmış plak gibi nostalji ağıtı yakmanın kimseye faydası yok.

Söylenme.

Söyle.

Şunun şurasında kaç yıl ömrümüz kaldı, bu kaçıncı mutsuz bayram kardeşim, daha kaç tane mutsuz bayram geçirmemiz gerekiyor, kendi kendine söylenmeyi bırak artık lütfen, herkese söyle.

Bu kafada gitmekte ısrar eden komşularına söyle mesela… Elektrik faturalarının niye bu kadar korkunç hale geldiğini, kendi hayatlarını mahvettikleri yetmezmiş gibi, çocuklarının torunlarının geleceğini kararttıklarını, ucuz kıyma kuyruklarının sebebini söyle onlara.

Bana ne deme.

Başkasından bekleme.

Hâlâ Almanya’nın bizi kıskandığını zanneden mahalle bakkalına gerçeklerin böyle olmadığını söyle mesela, geçmediğimiz köprüye, girmediğimiz tünele, uçmadığımız havalimanına neden para ödediğimizi söyle… Takım tutar gibi parti tutan berbere vakit ayır, yanlıştan dönmenin erdem olduğunu hatırlat, faizin düşürüldüğüne inanan yufkacıyı ikna et, askıda pide kuyruğunda bekleyen emeklilere asla unutmamalarını söyle.

Şeker bayramındaki boş baklavayı duymayana duyur.

Milleti yönetenler deveyi havuduyla götürürken, milletin ayçiçek yağını bile anca bardakla alabildiğini, görmek istemeyene göster.

Dünyanın en bereketli topraklarında yaşarken, ithal ineği ithal samanla beslediğimizi idrak etmelerini sağla.

Hukuksuzlukları anlat bıkmadan usanmadan, hukuk olmadığı için ekmek olmadığını anlat.

YAZININ TAMAMINI BURAYA TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.